Randevu ve bilgilendirme için, haftanın her günü 09:00 - 22:00 saatleri arasında (+90312) 219 2233 numaralı sabit hattan bizi arayabilirsiniz.
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Perinatoloji (Yüksek Riskli Gebelik Takibi) Uzmanı
Kürtaj (gebelik sonlandırma) rahim içindeki dokuların özel cerrahi yöntemlerle temizlenmesi işlemidir. Genellikle gebeliğin sonlandırılması amacıyla uygulanmakla birlikte, farklı tıbbi durumlarda da tercih edilebilir. Bu yazıda özellikle isteğe bağlı gebelik sonlandırma işlemi ele alınmaktadır.
Bunun dışında kürtaj; anormal vajinal kanamaların araştırılmasında, rahim içinden parça alınarak patolojik inceleme yapılmasında ve bazı durumlarda kanamanın kontrol altına alınmasında da kullanılan bir işlemdir.
Kürtaj işlemi, planlanmamış gebeliklerin isteğe bağlı sonlandırılması için uygulanabilir. Aynı zamanda anne karnında bebeğin kalbinin durması, düşüğün başlaması ancak rahim içerisindeki gebelik materyalinin tam olarak boşalmamış olması ya da boş (anembriyonik) gebelik kesesi varlığında da uygulanması gerekebilir. Ayrıca sağlıklı olmayan gebeliklerin sonlandırılması için de kürtaj işlemi yapılabilir.
Kürtaj işlemi farklı tıbbi ve kişisel nedenlerle uygulanabilir. En sık nedenler şunlardır:
Kürtaj, planlanmamış gebeliklerin sonlandırılması amacıyla 10. gebelik haftasına kadar yasal olarak uygulanabilen bir rahim içi tahliye yöntemidir. Ancak tıbbi gerekçelerle yapıldığı takdirde daha büyük gebelik haftalarında da uygulanabilmektedir. Örneğin bebeğin anne karnında kalbinin durması, düşüğün başlayıp gebelik materyalinin rahim içinden tam olarak temizlenmemiş olması, gebeliğin annenin sağlığını tehdit ediyor olması, hayatla bağdaşmayan fetal anomali varlığı gibi durumlarda kürtaj işlemi daha ileri gebelik haftalarında yapılabilmektedir.
Fetal anomali varlığında ya da annenin sağlığının tehlikede olduğu durumlarda, 10. gebelik haftasından sonra gebeliği sonlandırmak için hekimlerden oluşan bir heyetin raporu gerekmektedir.
Bazen bebeğin kalbi anne karnında durduğu hâlde düşük başlamayabilir. Hatta kanama ya da ağrı gibi hiçbir belirti olmayabilir. Bu durum missed abortus olarak adlandırılır. Genellikle rutin kontrol sırasında yapılan ultrasonografi eşliğinde muayene sırasında bebeğin kalbinin durduğu fark edilir. Bu durumda da kürtaj ile gebeliğin tahliye edilmesi önerilir.
Kürtaj işlemi, gebelik haftasına ve hastanın klinik durumuna göre farklı yöntemlerle uygulanabilir. Günümüzde en sık tercih edilen yöntem vakum aspirasyon yöntemidir. Bu teknikte rahim içine ince ve steril plastik kanüller yerleştirilir ve Karman enjektörü yardımıyla rahim içeriği kontrollü şekilde boşaltılır.
Bazı durumlarda ise metal küretlerin kullanılması gerekebilir. Özellikle rahim ağzının yeterince açık olmadığı hastalarda işlem öncesinde rahim ağzı özel dilatatörlerle dikkatli şekilde genişletilebilir. Rahim ağzının genişletilmesi ve ardından rahim içinin küretlerle temizlenmesi işlemi dilatasyon ve küretaj olarak adlandırılır.
Hangi yöntemin kullanılacağına; gebelik haftası, ultrasonografi bulguları ve hastanın tıbbi özellikleri değerlendirilerek karar verilir.
Kürtaj (çocuk aldırma) işlemi öncesinde ilk adım, detaylı bir jinekolojik muayene ve ultrasonografik değerlendirmedir. Bu değerlendirme ile gebeliğin rahim içinde yerleştiği doğrulanır ve gebelik haftası belirlenir. Türkiye'de isteğe bağlı gebelik sonlandırılması için yasal sınır 10. gebelik haftasıdır. Aynı zamanda hastanın genel sağlık durumu değerlendirilir ve işlem için uygunluk kontrol edilir.
Uygunluk sağlandıktan sonra hasta işlem hakkında ayrıntılı olarak bilgilendirilir. İşlemin nasıl yapılacağı, olası riskler, iyileşme süreci ve dikkat edilmesi gereken noktalar hekim tarafından açıklanır. Bu bilgilendirme sonrası hastadan “bilgilendirilmiş onam formu” alınır. Yasal çerçevede yetişkin ve bekar hastalar bu onamı kendileri imzalayabilir; eş ya da partner onayı gerekli değildir.
Kürtaj steril ameliyathane koşullarında ve çoğunlukla kısa süreli anestezi altında gerçekleştirilir. Rahim ağzı özel tıbbi aletlerle nazikçe genişletilir ve ardından vakum aspirasyon yöntemi ile rahim içeriği güvenli bir şekilde boşaltılır. İşlem süresi oldukça kısa olup hasta genellikle aynı gün içinde taburcu edilir. Sonrasında hafif kramplar ve minimal kanama normal kabul edilir; hekim önerilerine uyularak iyileşme süreci sorunsuz tamamlanır.
Vakum kürtaj, gebeliği sonlandırmak ya da yukarıda bahsedilen diğer kürtaj gerektiren durumlar için uygulanan yöntemlerden biridir. Daha az travmatik bir yöntem olması ve pratikliği nedeniyle günümüzde hemen hemen tüm kürtaj işlemleri bu yolla yapılmaktadır.
Vakum kürtaj işlemi için tek kullanımlık, steril, plastik ve çeşitli kalınlıklarda kanüller ile bu kanüllerin arkasına takılan Karman enjektörü adı verilen bir enjektör kullanılır. Rahim içerisindeki materyal, kanüller ve enjektör yardımıyla vakumlanarak boşaltılır.
Evli kadınlarda kürtaj için eşinin yazılı onayı gereklidir. Bekar kadınlarda 18 yaşın üzerinde olduğu sürece partner onayı gerekmez. 18 yaşın altında ise ebeveyn onayı ile kürtaj yapılabilir.
Kürtaj lokal anestezi ya da sedasyon ile uygulanabilir. Lokal anestezide hasta uyanık olduğu için adet sancısı benzeri kramplar hissedebilir. Sedasyon sırasında hasta, anestezi doktoru tarafından damar içine uygulanan ilaçlar yardımıyla gece uykusu benzeri kısa süreli bir uykuya dalar ve ağrı hissetmez ya da işlemi hatırlamaz.
Kürtaj işlemi sedasyon veya anestezi altında yapılacaksa işlem öncesinde belirli bir süre açlık gerekebilir. Açlık süresi, işlemin yapılacağı saate ve uygulanacak anestezi yöntemine göre değişebileceğinden hastalarıma bu konuda işlem öncesinde ayrıntılı bilgi veriyorum. Sürekli kullanılan tansiyon, tiroid, şeker veya diğer ilaçların ise işlem günü kullanılıp kullanılmayacağına hekim değerlendirmesi sonrasında karar verilmelidir.
Kürtaj, uygun koşullarda ve deneyimli bir hekim tarafından yapıldığında genellikle güvenli bir işlemdir. Ancak her cerrahi girişimde olduğu gibi bazı riskler tamamen ortadan kaldırılamaz.
Kürtaj sonrası görülebilecek başlıca riskler şunlardır:
Bu risklerin görülme olasılığı; gebelik haftası, uygulanan yöntem, işlemin yapıldığı koşullar ve hastanın tıbbi özelliklerine göre değişebilir.
Kürtaj sonrasında iyileşme süreci çoğu hastada hızlıdır. Ancak işlemin ardından birkaç gün boyunca vücudun toparlanmasına izin vermek ve enfeksiyon riskini azaltacak bazı önlemlere dikkat etmek önemlidir.
Kürtaj sonrası dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:
Kürtaj sonrası hafif kasık ağrısı, kramp ve az miktarda kanama sık görülebilir. Buna karşılık şiddetli veya giderek artan ağrı, yoğun kanama, ateş, kötü kokulu vajinal akıntı, bayılma hissi veya belirgin halsizlik gibi durumlarda beklemeden hekime başvurulmalıdır.
Her hastanın iyileşme süreci aynı değildir. Bu nedenle genel öneriler kadar, işlemi gerçekleştiren hekimin kişiye özel önerileri de dikkate alınmalıdır.
Kürtaj çoğunlukla, bir komplikasyon yaşanmadığı takdirde 10-15 dakika süren bir işlemdir.
Kürtaj işleminin yapılıp yapılmadığı sonraki muayenelerde anlaşılamaz. Kürtaj işlemi, rahim içerisine uygulanan basit cerrahi bir işlemdir. Bir komplikasyon olmadığı takdirde rahim içinde bir iz kalmaz.
Kürtaj işlemi için 18 yaşından büyük kadınlarda aileye haber verilmez. İşlem, hasta mahremiyeti korunarak gizlilik içinde yapılır. 18 yaşın altındaki hastalar ebeveyn onayı ile kürtaj yaptırabilir.
Kürtaj bir doğum kontrol yöntemi değildir. Dolayısıyla mecbur kalmadıkça uygulanması tercih edilmez. Ancak planlanmamış gebeliklerin sonlandırılması ya da yukarıda bahsedilen tıbbi gerekçelerle uygulanması gerekebilir. Bu durumda alınan önlemler, işlemin güvenli ve steril koşullarda yapılması, hastanın işlem sonrası önerilere uyması ve doktorunun önerdiği kontrole gitmesi ile komplikasyon olasılığı minimuma indirilebilir.
Yasal kürtaj süresi 10. gebelik haftası sonuna kadardır. 10. gebelik haftasından büyük gebelikler ancak tıbbi zorunluluk varlığında kürtaj ile sonlandırılabilir.
Gebelik haftası son adet tarihinin ilk gününden itibaren hesaplandığı için “1 haftalık gebelikte” henüz ultrasonografi ile görülebilen bir gebelikten söz etmek mümkün değildir. Kürtaj öncesinde gebeliğin rahim içinde olduğunun ultrasonografi ile doğrulanması önemlidir. Gebelik kesesi çoğunlukla ilerleyen haftalarda görüntülenebilir ve işlem zamanı yapılan ultrasonografik değerlendirmeye göre planlanır.
11 haftalık gebelik, 10. hafta yasal sınırını geçtiği için kürtaj ile sonlandırılamaz. Ancak tıbbi gerekçe varsa doktorlardan oluşan bir heyet raporu ile gebelik sonlandırılabilir.
İsteğe bağlı kürtaj en son 10. gebelik haftasında, yani bebek 2,5 aylıkken yapılabilir.
Kürtaj öncesinde hastanın kullandığı ilaçların ve mevcut hastalıklarının mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların bu durumu işlem öncesinde bana bildirmeleri önemlidir. Kan sulandırıcı ilaçlar doktor önerisi olmadan bırakılmamalıdır. İlacın devam edilmesine veya geçici olarak kesilmesine hastanın tıbbi durumuna ve kullanılan ilaca göre karar verilir.
Kürtaj işleminin zorluğu hastadan hastaya değişir. Özellikle anestezi altında ve daha küçük gebelik haftalarında işlemin uygulanması nispeten daha kolay olur.
Kürtaj işlemi ağrılı bir işlemdir, genellikle ağrısı adet sancısına benzer. Ancak sedasyonla yapılırsa hasta hiçbir ağrı hissetmez.
Düşük sonrası eğer rahim içindeki gebelik materyali tam olarak boşalmadıysa kürtaj yapılması önerilir.
Komplikasyon olmadan geçirilmiş bir kürtaj işlemi gelecekteki doğurganlığı olumsuz etkilemez. Ancak nadiren kürtaj sonrası gelişen komplikasyonlar gelecekteki doğurganlığı olumsuz etkileyebilir.
Annenin sağlığını tehdit eden durumlarda, bebeğin kalp atımının durması hâlinde, düşüğün başlayıp kanamanın devam ettiği ancak düşüğün tam olarak gerçekleşmediği durumlarda zorunlu kürtaj gereklidir.
Devlet hastanesinde zorunlu nedenlerle kürtaj yapılmaktadır.
En iyi kürtaj yöntemi hastadan hastaya değişebilir. Gebelik haftası ya da hastayla ilgili özel koşullar servikal dilatasyon (rahim ağzı genişletme) ya da küret kullanımını gerektirebilir.
Ancak genellikle uygun hastalarda tercih edilen yöntem ultrasonografi eşliğinde yapılan vakum kürtaj tekniğidir.
İsteğe bağlı gebelik sonlandırılması için yapılan kürtaj işlemi, evli çiftler için eş imzası ve onayı ile yasal olarak ülkemizde 10. gebelik haftasına kadar uygulanabilmektedir. 18 yaşından büyük bekar kadınlar için işlem yasal olarak 10. gebelik haftasına kadar, ebeveyn ya da partner onayı gerekmeden yapılabilmektedir.
Kürtaj yaptırmak isteyen hastaların en büyük endişelerinden biri sağlık kayıtlarında bu işlemin görünmesidir. “Kürtaj e-Devlet'te çıkar mı?” sorusuyla sıklıkla karşılaşıyoruz.
Ancak kürtaj işlemi özel kliniklerde yapıldığı takdirde hastanın sağlık kayıtlarına işlenmez, aile hekimi ya da sağlık ocağına bilgi verilmez ve e-Devlet'te görülmez. Kürtaj işlemi özel kliniklerde hasta mahremiyetine saygılı bir şekilde ve tam gizlilik içinde yapılabilmektedir.
Kürtaj ile isteğe bağlı gebelik sonlandırabilmek için evli olma gereği yoktur. Bekar kadınlar kürtaj işlemi ile 10. gebelik haftasına kadar gebeliklerini sonlandırabilirler.
18 yaşın üzerindeki bekar kadınlar hiçbir onay almaksızın kürtaj işlemi yaptırabilirler. Ancak evli kadınların kürtaj yaptırabilmesi için eşlerinin yazılı onayı gereklidir.
Kürtaj işlemi ülkemizde 10. gebelik haftasına kadar yukarıda belirtilen koşullar sağlandığı takdirde yasal olarak uygulanabilmektedir.
Kürtaj işleminin yasal olması, hastayı oluşabilecek komplikasyonlardan korur. Çünkü yasal olmadığı takdirde hastalar güvenli ve steril olmayan kontrolsüz ortamlarda işlemi yaptırmak zorunda kalıp sorun yaşayabilirler.
Kürtaj sonrası bir miktar kanama olması normal bir durumdur. Bu durum kişiden kişiye değişmekle beraber genellikle adet kanaması benzeri bir kanama olur. Bazı kişilerde hiç kanama olmazken bazılarında kanama daha fazla olabilir. Özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde kanama daha fazla olabilir. Bazen kanama arada azalıp arada artabilir.
Kürtaj sonrası kanamanın asıl sebebi, rahim içindeki dokuların bebeğe yatak oluşturmak için kalınlaşmış olmasıdır. Kürtaj sonrası rahim küçülürken bu dokular yavaş yavaş kanama ile dökülür ve rahim eski hâlini alır.
Genellikle kürtaj sonrası kanama ortalama 2 haftaya kadar sürebilir. Kanamanın çok uzaması ya da yoğun olması durumunda işlemi yapan hekimle iletişime geçilmesi önerilir.
Kürtaj işlemi sedasyonla yapılmış olsa dahi hasta, sedasyonun (anestezinin) etkisinden çıktıktan sonra hemen bir şeyler yemesi, içmesi ve yürümesi için teşvik edilir; ağrı kesici ilaç uygulanır. Kısa süre içerisinde, araç kullanmamak koşulu ile günlük aktivitesine geri dönebilir.
Kürtaj sonrası belde, kasıklarda ve karında kramp şeklinde, yani adet sancısına benzer ağrılar görülebilir. Bunun için hasta, aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar hariç herhangi bir ağrı kesici kullanabilir.
Kürtaj işlemi küçük bir cerrahi girişim olduğu için rahim enfeksiyonlara daha açık hâle gelir. Bu nedenle kesin bir kural olmamakla beraber, rahim duvarı kendini yenileyene kadar ortalama bir ay boyunca cinsel ilişkide bulunmamak enfeksiyon riskini azaltabilir.
Kürtaj sonrası kanda beta-hCG düzeyi yavaş yavaş düşer. Ancak kürtaj yapılmadan önce yapılan ultrasonografi tetkiki ile gebeliğin rahim içinde olduğu ve gebelik yaşı doğru tespit edildiği için takipte kanda beta-hCG düzeyi kullanılmaz. Ancak hastalar işlemden belli bir süre sonra ultrasonografi eşliğinde muayene ile kontrol edilebilirler.
Genellikle kanda beta-hCG düzeyi (hamilelik hormonu),dış gebelik ya da molar gebelik gibi patolojik (normal olmayan) gebelikler için tedavi edilmiş hastaların takibinde kullanılır. Bu hastalarda beta-hCG düzeyinin düşmemesi durumunda patolojinin tedavisi için ek işlemler gerekebilir.
Kürtaj sonrası eğer bir komplikasyon gelişmediyse ortalama bir ay içinde rahim iç duvarı kendini yenileyerek hasta adet görebilir. Ancak bu süre bazen bir-iki hafta uzayabilir. Buna rağmen adet görmeyen hastaların işlemi gerçekleştiren hekim ile iletişime geçmeleri önerilir.
Kürtaj sonrası enfeksiyon riskini azaltmak için ayakta duş yapılması, küvette yıkanılmaması, bir süre deniz ya da havuza girilmemesi ve cinsel ilişkide bulunulmaması önerilir.
Kürtaj öncesinde ultrasonografi ile gebeliğin rahim içinde olup olmadığı ve gebelik haftası değerlendirilir. Bu değerlendirme, uygulanacak yöntemin ve işlemin planlanması açısından önemlidir.
Vakum kürtajda rahim içeriği steril plastik kanüller ve vakum yardımıyla boşaltılır. Klasik küretaj yönteminde ise metal küretler kullanılabilir. Uygulanacak yöntem gebelik haftasına ve hastanın tıbbi durumuna göre hekim tarafından belirlenir.
Kürtaj sonrası kontrol gerekliliği hastanın durumuna göre değişebilir. Hekim gerekli gördüğünde ultrasonografi ile rahim içi değerlendirilerek işlemin ardından iyileşme süreci kontrol edilebilir.
Komplikasyonsuz bir işlem sonrasında birçok hasta kısa süre içerisinde günlük yaşamına dönebilir. Sedasyon uygulanmışsa aynı gün araç kullanılmaması ve hekimin işlem sonrası önerilerine uyulması önemlidir.
Kürtaj sonrası hafif veya adet benzeri kanamalar görülebilir. Ancak kanamanın belirgin şekilde artması, uzun süre devam etmesi veya hastada ciddi halsizlik gibi belirtilere yol açması durumunda işlemi gerçekleştiren hekimle iletişime geçilmelidir.
Kürtaj sonrası artan kasık veya karın ağrısı, ateş, kötü kokulu vajinal akıntı ya da genel durum bozukluğu gibi belirtilerin ortaya çıkması durumunda tıbbi değerlendirme gerekir.
Komplikasyon gelişmemiş bir kürtaj işlemi genellikle gelecekteki doğurganlığı olumsuz etkilemez. Yumurtlama yeniden başlayabileceği için kürtaj sonrasında gebelikten korunma yöntemlerinin hekimle görüşülmesi önemlidir.
Kürtaj sonrasında yeniden gebelik oluşması mümkün olduğundan uygun doğum kontrol yönteminin işlem sonrasında planlanması önemlidir. Hastaya uygun korunma yöntemi; yaşı, tıbbi özellikleri ve gebelik planına göre hekim tarafından değerlendirilebilir.
Kürtaj sonrası adet sancısına benzeyen hafif veya orta şiddette kramplar görülebilir. Ancak giderek şiddetlenen, ağrı kesiciye rağmen geçmeyen veya ateş ve yoğun kanama ile birlikte görülen ağrılarda hekime başvurulmalıdır.
Kürtaj sonrasında enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla bir süre deniz ve havuzdan uzak durulması önerilir. Ne kadar süre beklenmesi gerektiği hastanın iyileşme sürecine ve işlemi gerçekleştiren hekimin önerisine göre belirlenmelidir.